Dil ve İletişim Bozuklukları
Dil ve İletişim Bozuklukları
Dil gelişiminde gecikme veya iletişimsel açıdan farklılık gösteren çocuklarda vakit kaybetmeden önlem alınması bireyin ve ailenin hayatını değiştirebilir. Çocukluk çağında görülen dil sorunları ve iletişimsel bozukluklar; dil, konuşma ve iletişimde kusurları kapsayan farklı klinik durumları anlatacağız.
1. Dil Bozuklukları
Dil Bozukluğu Nedir?
Dil öğrenimi ve kullanımında eksiklikler, hem algılayıcı (anlama) hem ifade edici (konuşma) becerilerle görülebilir. Yani bu çocuklar yaşıtları kadar konuşulanları iyi anlamayabilirler veya ifade becerileri yaşıtlarından geridir. Bazen hem anlama hem ifade etmede gerilik vardır, bazen sadece ifade etmede geridir. Bu bozuklukta ayrıca yazılı ifadede ve işaret dilinde aksaklıklar görülebilir.
Sıklık: Yaygın bir sorundur. Bir araştırma 4-5 yaş aralığında ifade edici dil bozukluğu sıklığını %22-25, alıcı dil bozukluğu sıklığını %10-17 olarak bildirmiştir.
Belirtiler Nelerdir?
- Beklenilenden daha az sayıda kelime kullanma,
- Daha kısa ve anlamsız konuşma,
- Hatalı kelime seçimi, kısıtlı kelime hazinesi,
- Gramer hataları ve kısa cümleler,
- Konuşmaların yavaş ve bütünlükten yoksun olması.
Dil Bozukluğu Ne Gibi Sorunlara Yol Açar?
Dil bozukluğu, çocuğun hayatını pek çok yönden olumsuz etkiler. Oyun çağında dil becerisi yetersiz olan çocuklarda karşılıklı oyun yürütme ve yaşıtları ile etkileşimde yetersizlikler söz konusudur. Yaş ilerledikçe akademik beceriler de aksayabilir. Dil bozukluğu olan pek çok çocukta yazma ve okuma alanında yetersizlik görülür.
Sebepler ve Tanı
Sebepler: Genetik faktörler, hamilelikte sigara/alkol kullanımı, yoksulluk, bakımsızlık ve stres etkilidir. Fiziksel bir hastalık varlığı da olasılığı artırır. Konuşma gecikmesi olan her çocukta işitme testi şarttır.
Tanı: Konuşma becerisindeki gerilik baştan itibaren varsa, işitme testi ve psikiyatrik incelemeden sonra gereken tedbirler alınır. Eğer baştan iyi konuşan bir çocuk sonradan bu beceriyi kaybetmişse çocuk nöroloğunun değerlendirmesi şarttır.
Tedavi
Çocuğu dil terapisine göndermek gerekir. Dil terapisinin erken başlanmasının dil becerileri edinmeye katkı sağladığı bildirilmektedir. Ailede genetik olarak konuşma gecikmesi olması, aileyi “nasılsa düzelir” diye beklemeye itmemelidir; profesyonel yardım alınmalıdır.
2. Artikülasyon Bozukluğu (Konuşma Sesi Bozukluğu)
Konuşmanın anlaşılmaz olması bireyin hem sosyal hem akademik hayatını zedeler. Bazen çok ağırdır ve hiç anlaşılmaz, bazen sadece bazı harfleri söylemekte zorlanır.
- “Murat” yerine “Muyat”
- “Kat” yerine “tat”
- “Mat” yerine “at” (harf atlama)
Sağlıklı gelişen çocuklarda 2 yaşında konuştuklarının hemen yarısı, 4 yaşa geldiğinde konuşmanın çoğu, 8 yaşındaki çocukta bütün kelimeler anlaşılır.
Sıklık: Çocukların %8-9’unda görülür.
Tedavi: Değerlendirme ve tedavi konuşma terapistlerinin temel görevidir. Tedavi edilmeyen vakalarda çocuklukta yaşıtları tarafından küçümsenme ve tacize maruz kalabilirler.
3. Çocuklukta Konuşma Akıcılığı Bozukluğu (Kekemelik)
Kekemelik; ses ve hece tekrarı, sesleri uzatma, bloklar, zor kelimeyi söylememek için yedek kelime bulma ve konuşurken gerilim şeklinde görülen bir iletişim bozukluğudur.
Belirtiler:
- Tekrarlayıcı uzatmalar, sesleri/heceleri atlama,
- Sesin yankılanması,
- Konuşmaya fiziksel gerginlik veya yüz mimiklerinin (göz kırpma, titreme) eşlik etmesi.
Görülme Sıklığı: Çocukların yaklaşık %5’inde görülür ve sıklıkla 6-7 yaş öncesi başlar. Olguların %75’inde 16 yaşa kadar iyileşme görülür.
Tedavi:
Pek çok çocukta kekemelik ciddi kaygıyla birliktedir. Anne ve babayı bilgilendirmek, konuşma terapistinden destek almak önemlidir. Eşlik eden kaygı için ilaç tedavisi gerekebilir.
4. Sosyal Pragmatik İletişim Bozukluğu (SPİB)
Nedir?
Toplumsal amaçlı dil kullanımında zorlanma (selamlaşma, bilgi paylaşımı), karşılıklı iletişim kurallarına uyamama, dilin mecazi anlatımlarını (deyimler, metaforlar) anlayamama ve dili sözel olmayan davranışlarla (jest, mimik) uygun biçimde kullanamama ile seyreden bir bozukluktur.
Tanı ve Ayırıcı Tanı
SPİB, dil becerilerinin yeterli gelişiminden sonra tanımlanmalı ve 4-5 yaş öncesinde tanı konmamalıdır. Bu olguların tam değerlendirme için çocuk psikiyatrına gitmeleri uygundur. Zira bu olgular hem dil bozuklukları hem de Otizm Spektrum Bozukluğu ile sık karışmaktadır.
Tedavi
Bu olguların tedavisinde hem sosyal beceri programı sunan eğitimcilerden hem de konuşmanın sosyal kullanımına yönelik konuşma terapistlerinden destek almak gereklidir.